Ölüm ve yas eşlikçiliği, kayıp sürecinden geçmekte olan kişilere ve yakınlarına şamanik alanda sunulan bir eşlik çalışmasıdır.
Kayıp sürecinden geçmekte olanlara şamanik perspektifle sunulan eşlik çalışması.
Nasıl Çalışıyoruz?
Her ölüm kendi içinde bir yas süreci taşır.
Bu yas ölümle başlamaz.
Ölüm yaşamda büyük bir değişimdir. Tıpkı doğum gibi. Bir aile nasıl ki bir bebeğin doğum öncesi hazırlıklarını yapıyorsa, ölüm de aslında hem hazır olunamayan hem de bazı uyum süreçlerinin deneyimlenebildiği bir alandır. Ölüm de doğum gibi bir dönüşümdür. Bebek varken evde nasıl daha dikkatli ve sessizsek ölüm ve yas evlerinde de bir takım şeyler farklılaşır.
Yas; bazen de uzun hastalıklarla, yoğun bakım, reanimasyon servislerinde geçen sürelerde de başlayabilir. Herkesin ölümü kabul ediş şekli farklıdır. Kabulü ve sonrasındaki yasını taşıma şekli de. Herkesin yasa giriş zamanı da yası yaşama şekli de bambaşka olabilir. Hiç sakalını kesmeyen biri her gün tıraş olabilir, bir diğeri her gün bambaşka renkte ojeler sürebilir. Simsiyah ya da rengarenk giyinebilir. Bunlar olurken bu “başa çıkma” sürecine karışmamak, yargılamamak ve dahi eleştirmemek gerekir. Çünkü hepimizin acı ile başa çıkma metodları farklıdır. Bir evde açık iletişim yoksa, şiddet ve çokça kavga varsa o evdeki ölümü kapalı ve dürüst olmayan bir iletişim izler. Bu tarz evlerde yaşayan ailelerde kalanların yas tutabilmeleri için açık bir çok konuyu da kapamaları ve kendileri ile çalışmaları gerekir.
Bana; ölüme çok yakın hastası olanlar mucize beklentisi ile ulaşır oldular. Halbuki esas mucize gidenin onlara bıraktığı bu süreçtir. Bastırılmış öfkelerin, şiddetin, kavgaların, istismar edilmiş çocukluğun, zamanında dile getirilememiş özürlerin veya teşekkürlerin, af dilemenin veya affetmenin adı esas mucize.
Ölüm eşliği bu nedenle en değer verdiğim hem manevi hem de şamanik ritüeller içeren çalışmadır.
Gel o yası bir ucundan beraber tutalım.
Soruların varsa bana yazabilirsin.
